Slack: Uzaktan Çalışırken Şişen WhatsApp Gruplarının Çaresi

İş dünyasında da WhatsApp hayatımızdan çıkaramadığımız uygulamalar arasında yer alıyor. Firmalar kendi iç iletişimlerinde veya özellikle bizim gibi firmalardan danışmanlık hizmeti alıyorsa hemen bir WhatsApp grubu kurup, çok sayıda kişi ile daha hızlı iletişime geçmek istiyor.

WhatsApp bu gibi kullanımlarda çoğu zaman yarardan çok zarar getirebiliyor. Zaten dikkat toplamanın çok zor olduğu günümüz bildirimler dünyasında, bir de uzaktan çalıştığımız şu günlerde sürekli bir bildirim bombardımanına tutuluyoruz.

Bu sorunları aşmak için Slack adlı uygulamayı kullanmanızı öneririm. Slack de aslında WhatsApp gibi bir anlık mesajlaşma (instant messaging) uygulamasıdır.

WhatsApp’ın grup iletişimini körelten birkaç önemli eksiği var;

*Mesajlaşma akışını takip etmek çok güç ve bu güçlüğü yenmek için sürekli telefonu kontrol etmek zorunda bırakıyor.

*Konu konu ilerleme imkanı bulunmuyor. Grupta birkaç farklı konu aynı anda konuşulmaya başlayınca bir curcuna yaşanıyor.

*Herhangi bir işle alakalı, bir kimseye görev atamak, bunu yeniden hatırlatmak, bir başka uygulama ile entegrasyon gibi imkanları bulunmuyor.

*Gruba yeni eklenen birisi eski yazışmaların hiçbirini göremiyor. Doğrudan curcunanın içine düşüyor.

Slack bu eksiklikleri gideriyor. Şöyle ki

*WhatsApp gibi konuşmanları ekranın altına doğru uzayan şekilde değil bir silsile (thread) içinde yazabiliyorsunuz.

*Bu uygulamada chat kanalları açılabiliyor. Ve her konuyu kendi özel kanalında yazışıyorsunuz.

*Yazdığınız bir mesajı size hatırlatması ve çok çeşitli uygulamalarla beraber çalışması ile, örneğin, yazıştığınız bir kimsenin Google takvimini günlük planlarını görebiliyorsunuz.

*Herhangi bir chat kanalına eklenen kimse eski yazışmaları görebildiği için bir curcuna içine düşmüyor.

Peki WhatsApp’dan Slack’e geçmeye karar verdik, diyelim. Bu süreci nasıl yönetmeliyiz? Bu konuda da birkaç pratik öneri sizinle paylaşmak isterim.

*Herkesten mutabakat aldığınızdan emin olun. Bu geçişin firmanızın ve iletişimin verimliliği açısından gerekli olduğunu herkese net bir şekilde açıklayın.

*Bu geçişle ilgili bir kişinin esas sorumluluk sahibi olmasını sağlayın. Geçiş sürecinin sağlıklı olması adına bu geçişi yönetecek, yeni uygulamanın özelliklerini takip edebilecek ve anlatabilecek, sorunları çözebilecek bir teknoloji-sever kişiyi bu işte sorumlu atayın.

*Eski Whatsapp grubunuzu kısa sürede silin. Veya acil durumlar haricinde kullanılmaması adına grupta sözleşin.

Slack’in internet sitesi için bağlantıyı tıklayabilirsiniz.

 

Kafalar öööyle gitmesin…

“Kafam öööyle gidiyor” diyorsunuz ya diyerek eliyle tarif ediyordu, Canan Karatay, tüm tatlılığı ile, bir televizyon kanalında kan şekerini ani yükselten şeylerin odaklanmayı nasıl olumsuz yönde etkilediğini.

Gün içerisinde kan şekerimizden, nispeten, bağımsız olarak da kafalarımız öyle bir gidiyor geliyor değil mi? Telefomuzda bir bildirim ışığı yanıyor, ne varmış diye bir bakıyoruz, arası yok. Sonra farkediyoruz ki, bir saat geçmiş, iki saat geçmiş, öğle olmuş, akşam olmuş

Bu duruma birçok isim verilebilir. Procestination, Türkçe’de erteleme, diye arattığımızda hal-i pür melalimizi net olarak görebiliriz.  Bu durumu önlemek ve günlük verimliliği artırmak için gayet basit ama uygulaması irade isteyen bir yol var; Pomodoro tekniği.

Basitçe şu şekilde anlatılabilir.

  • Yapmak istediğin işi seç.
  • Kronometreni kur.
  • 25 dk sadece o TEK iş için çalış.Başka hiçbir şeye dikkati verme.
  • 5 dk ara ver.
  • Ve hala işin bitmedi ise yeni bir 25 dakika başlat.

Bu 30 dakikalık devirleri takip etmek için çeşitli telefon uygulamaları var. iOS için buraya, Android için buraya tıklayabilirsiniz. İyi çalışmalar