Tag Archives: türkçe

Okumak veya İzlemek: Erhan Göksel’den Okuma Listeleri

30 yaşlarındayım. Benden önceki nesiller çok daha fazla şeyi okuyarak öğreniyorlardı. Ben de okumayı, kütüphanede kitap karıştırmayı biliyorum. Yine de eski nesiller kadar metin temelli bir bakışım yok, aynı zamanda imajlardan da çok şey öğrendim ve öğreniyorum. Ama yeni nesiller bambaşka bir öğrenme rejiminin içine doğmuş durumdalar. Küçücük bebekler, okuma yazma öğrenmeden, tabletler ile artık iletişime geçebiliyor. Bir saha çalışmam sırasında, yirmili yaşlarının başında bir genç, dört-beş yaşlarındaki kardeşinin YouTube’un arama kısmındaki sesli dikte özelliğini kullanarak, favori bir çizgi filmini arattığını ve izlediğini söylüyordu. Aile küçük çocuğu ve sesli dikte özelliği arasındaki bu ilişki karşısında şimdilik çaresizdi.

Rahmetli Erhan Göksel,  zamanında internet sitesinde böyle kitap okuma listeleri yayınlıyordu. Onları paylaşmak adına bu girizgahı yazdım. Konu başlıklarına göre sınıflandırılmış güncel sayılır bir liste bu. Birikimli bir okuma yapmak için yararlanıyorum. İşinize yarayabilir. Günde 15dakikada 10 sayfa okuyunca ayda en azından bir kitap bitiyor …:D

 

Liste İçin Tıklayınız

Kafalar öööyle gitmesin…

“Kafam öööyle gidiyor” diyorsunuz ya diyerek eliyle tarif ediyordu, Canan Karatay, tüm tatlılığı ile, bir televizyon kanalında kan şekerini ani yükselten şeylerin odaklanmayı nasıl olumsuz yönde etkilediğini.

Gün içerisinde kan şekerimizden, nispeten, bağımsız olarak da kafalarımız öyle bir gidiyor geliyor değil mi? Telefomuzda bir bildirim ışığı yanıyor, ne varmış diye bir bakıyoruz, arası yok. Sonra farkediyoruz ki, bir saat geçmiş, iki saat geçmiş, öğle olmuş, akşam olmuş

Bu duruma birçok isim verilebilir. Procestination, Türkçe’de erteleme, diye arattığımızda hal-i pür melalimizi net olarak görebiliriz.  Bu durumu önlemek ve günlük verimliliği artırmak için gayet basit ama uygulaması irade isteyen bir yol var; Pomodoro tekniği.

Basitçe şu şekilde anlatılabilir.

  • Yapmak istediğin işi seç.
  • Kronometreni kur.
  • 25 dk sadece o TEK iş için çalış.Başka hiçbir şeye dikkati verme.
  • 5 dk ara ver.
  • Ve hala işin bitmedi ise yeni bir 25 dakika başlat.

Bu 30 dakikalık devirleri takip etmek için çeşitli telefon uygulamaları var. iOS için buraya, Android için buraya tıklayabilirsiniz. İyi çalışmalar

 

ODTÜ Sosyoloji Bölümü’nün Tarihi

On yıla yakın süredir zamanımın bir kısmı Odtü Sosyoloji Bölümü’nde geçiyor. Beşeri bilimler yazan kapıdan girince ciddi bir hava ile karşılaşırsınız ya, kimler geçmiştir acaba bu kapıdan, odalardan, dersliklerlerden diye merak ederdim hep.

İlk defa bu merakımı giderecek derli toplu bir yazı buldum. Türkiye Araştırmaları Literatür Dergisi adlı dergide, 2008 yılında “Bahattin Akşit ile Bilimsel Araştırmalar ve Türkiye’nin Sosyolojik Dönüşümü Üzerine” başlıklı bir görüşme yayınlanmış*.

Ayrıca yazının içinde Türkiye’de sosyolojinin tarihi denilebilecek bir tarih anlatısı da var. Erasmus tecrübemden sonra Türkiye’ye dönerken, benim için en yakıcı soru “acaba bizim Türkçe bir sosyolojimiz var mı” idi ve Ceylan Tokluoğlu’ndan Türkiyede Sosyoloji Tarihi (veya literatürü) denilebilecek iki ders almıştım, bu soruya cevap bulmak için. Bahattin Hoca’nın bu söyleşide referans verdiği kitaplar, makalelerin ciddi bir kısmı o derste okutuluyordu.

Küçük bir eleştri, Bahattin Hoca referans verdiği döneminde yapılan çalışmalara dair hiç eleştiri yapmamış. Halbuki bahsettiğim derste bu çalışmaları okurken hatırı sayılır metodolojik problemleri olduğunu görmüştüm. Neyse, bu mesele bir hayli uzun. Sizi söyleşi ile başbaşa bırakıyorum. Emek verip söyleşiyi yapanlara çok teşekkürler. Umarım Bahattin Hoca da Niyazi Berkes’in Unutulan Yıllar‘ı minvalinde bir kitap yazar.

 

*İlgili yazıya ulaşmak için lüften bu bağlantıyı tıklayınız.