Kitap İncelemesi: A’dan Z’ye E-İhracat



Sizlerle yakın zamanda okuduğum, Orxan Isayev ve Ömer Nart tarafından yazılan “A’dan Z’ye E-İhracat” kitabı hakkındaki incelememi paylaşmak istiyorum.

Kitabı Worldef’den veya Google Play’dan satın alabilirsiniz.

 

Kim Okumalı?

-Uluslararası e-ticarete başlangıç yapmak isteyenler
-Hali hazırda e-ticaret ile uğraşanlar

İçinde Ne var?

Kitap on bölümden oluşuyor. Bunlar

  • -E-ihracat nedir? 
  • -E-ihracatta ana pazarlar
  • -E-ihracatta marka tescili
  • -E-ihracata uygun e-ticaret altyapısının oluşturulması
  • -E-ihracatta devlet teşvikleri
  • -Yurtdışı şirket kurulumu
  • -Sınırötesi dijital pazarlama
  • -E-ihracatta ödeme yöntemleri
  • -E-ihracatta ödeme yöntemleri
  • -E-ihracatta lojistik ve iade süreçleri

Kitaptan bazı alıntılar

E-ihracat için her bir hedef bölgenin kendine özgü gümrük sınırlamaları vardır. ABD’de bu sınır, 800 ABD Doları’dır. Yani bu pazara ürün göndereceğiniz zaman bir faturadaki ürünün toplam değeri (kargo ve navlun dahil) belirtilen tutarın altında ise, KDV ve gümrük ver gisi ödemezsiniz. Gümrük limitinin bu kadar yüksek olması, ABD’yi diğer pazarlara göre çok daha cazip bir pazar haline dönüştürmektedir.s.30

E-ihracat sitesi müşteri etkileşimine sunulmadan önce çok iyi bir şekilde kurgulanmalıdır. Hedef kitlenin yabancı diline uygun, yerel ödeme sis temlerini kabul eden, kitleye yönelik kullanıcı deneyimi sunan ve iyi bir domaine sahip web sitesi hazırlandıktan sonra siteye ziyaretçi çekme ve bu ziyareti alışverişe dönüştürme (dönüşüm) yolları aranmalıdır. Online müşteri bulma aşamasında arama motorunda organik arama yoluyla bu lunabilen ürünler mevcutsa Arama Motoru Optimizasyonu (SEO) çalış malarına ağırlık verilmelidir. Online müşteriler karar verme aşamasında marka bilinirliği varsa daha kolay satın alacağından hem ürün sunumu hem marka tanıtımı odaklı çalışma yapılmalıdır. s69

E-ihracat sitesi belirli bir konsept üzerine tasarlanmalıdır. Örnek olarak, web sitesinin ürün sayfasında 150 ürünün bir arada sunulması yerine 3 ana ürün sunulmalıdır. Benzer ürün gruplarının aranması da kategori başlıkları ile sağlanmalıdır. Alışveriş sepetine alınan ürünleri artırmak için ana ürün sunumunun yanında tamamlayıcı ürünler de mutlaka eklenme lidir. Örnek olarak spor ayakkabıları pazarlayan bir e-ihracat sitesi, mut laka çorap veya dizlik benzeri ürünleri de ana ürünle birlikte sunmalıdır. s.70

Bunlardan kaçınmak ve riskleri en aza indirgemek için bir plan dahilinde ilerlemek çok daha sağlıklıdır. Yazılım altyapısına karar verme den önce; hangi iş modeli ile ilerleneceğinin belirlenmesi önemlidir. B2B (işletmeden işletmeye) modeliyle mi, B2C (işletmeden tüketiciye) mo deliyle mi yoksa her iki modeli kapsayacak bir yapıyla mı çalışılacağına karar verilmelidir. Akabinde e-ihracat sitesinde bu yapıyı destekleyecek özelliklerin neler olacağının belirlenmesi ile devam edilebilir. Ülke bazında ürünleri ve dili yerelleştirmek, bir diğer önemli husustur. s.72

E-ihracat firması için pazara odaklanma veya yurtdışı birim açma öncesi internet veya diğer ortamlarda pazarlama ve reklam olarak tanıtım faa liyetleri bu hibe kalemi kapsamında desteklenmektedir. Destek ilk 4 yıl boyunca ilgili pazarda marka tescili olması şartıyla dünya genelinde yıllık 250.000 dolar sınırlı olarak %60 oranında hibe desteğinden yararlanıl maktadır. s.80

E-ihracata uygun ödeme altyapısını sunmak, hayati önem arz etmektedir. Yukarıda bahsedilen özelliklerin sunulması bile başlı başına bilgi birikimi, enerji ve zaman gerektirir. Fakat ülkemizde faaliyet gösteren bazı kurum ların konuyla ilgili kolay çözümleri de bulunmaktadır. Örneğin; ödeme konusunda İş Bankası’nın uzun yıllar vermiş olduğu API entegrasyonu sayesinde yukarıdaki özelliklerde bir ödeme altyapısına sahip e-ihracat sitesi yapmak artık çok kolay hale gelmiştir. Entegrasyon süreci, gerekli evrakları tamamladıktan sonra yaklaşık 1-2 hafta sürmektedir. s.135


Olumsuz Noktalar
E-ihracat doğru bir kavram mı, diye kitabı okurken sürekli aklıma takıldı. Şüphesiz kavram yanlış değil fakat uluslararası e-ticaret diye ifade edilmesi sanırım daha doğru olur. 

Çünkü kitapta kullanılan ifadesiyle e-ihracat, aslında geleneksel anlamda ihracattan çok e-ticarete daha yakın bir konuyu ifade ediyor. 


Sonuç

Kitap bu denli karışık ve çok boyutlu bir konuda yazılmış güzel bir başlangıç eseri niteliği taşıyor. Konunun ilgililerine tavsiye ederim.

Bonus

Orxan Bey’in E-ticaret ve bu konuda verilen desteklerle ilgili verdiği çevrimiçi konferansı aşağıdan izleyebilirsiniz.

İhracatta Sermaye ile Rekabet Dönemi Bitiyor mu?

Uluslararası ticaret ülkemizdeki firmaların gündemine değişen ekonomi politikaları neticesinde son 30 yılda girmiştir.

Neden İhracat?

Biliyoruz ki ihracat ile kazanılan en büyük avantajlardan birisi bir firmanın pazar genişletebilmesidir. Bu sayede ürünleri için tek pazara mahkûm olmaz ve olası ekonomik şoklara karşı daha güçlü bir hale gelir.

İhracat yapabilen bir firma uluslararası rekabete açılır ve vizyonunu; kendi sanayi bölgesindeki, kendi ilindeki, kendi ülkesindeki firmaların ötesinde genişletir. Bu sayede, bir firma için hayati olan gerçekten verimli üretim yapıp yapmadığını, makina parkuru veya insan kaynağı
olarak avantaj ve dezavantajlarını doğrudan görme imkânına kavuşur.

Ülkemizde ihracat ve ithalatın sadece büyük ölçekli firmaların yapabileceği ve büyük sermaye gerektiren bir işlem olarak görüldüğünü deneyimlerimiz bize göstermektedir. Küçük ve orta ölçekli firmalar uluslararası pazarda bir oyuncu olabilmek için büyük sermaye sahipliğini bir ön koşul olarak düşünmektedirler. Dünya Ticaret Örgütü’nün 2018 yılı Dünya Ticaret Raporu’na göre bu durumun değişmekte olduğunu ve ilerleyen yıllarda küçük ve orta ölçekli firmaların uluslararası ticarette daha aktif rol alacağını görüyoruz.

Sermaye ile rekabet dönemi değişiyor

Dünya Ticaret Örgütü’nün raporuna göre günümüzde iletişim ve ulaşım masrafları ciddi miktarda azalmış durumdadır ve trendin devam edeceği öngörülmektedir.

Uluslararası ticaret maliyetleri 1996-2014 yılları arasında %15 düşmüştür. Yeni teknolojiler uluslararası ticaret maliyetlerinin daha da düşmesine yol açacaktır. Öngörülerimize göre azalan maliyetler, 2030 yılına kadar yıllık bazda %1,8 ile %2 arasında büyümeye yol açacak ve toplamda uluslararası ticaret %31 ila %34 arasında büyüyecektir. (World Trade Organization, World Trade Report 2018, s.4)

Bu trend iş dünyasında rekabeti artıran ve her firmayı uluslararası rekabete açan önemli bir etken olarak karşımıza çıkmaktadır. Yerel düzeyde ve tek piyasada iş yapan bir firma için bu değişim avantaj veya dezavantaj olabilir.

Ticaret maliyetlerindeki bu düşüş, özellikle gelişmekte olan ülkelerdeki küçük ve orta ölçekli işletmeler için gerekli teknolojik gelişmelere ve değişime ayak uydurabilirlerse ve politikalarla desteklenirlerse avantaja dönüşebilir. Tahminlerimize göre gelişmekte olan ülkelerin 2015 yılında %46 olan payı, 2030 yılı itibariyle %57’ye çıkacaktır. (World Trade Organization, World Trade Report 2018, s.4)

Yerel düzeyde çalışan bir firma bu trendi değerlendirip, uluslararası piyasaya açılarak bu süreci avantaja çevirebilir. Tam aksine bu süreci doğru okuyamayan ve yerelde kalan firmalar, karşılarında uluslararası rakiplerini görebilir.

Mehmet Aksürmeli